insanın kendini uykuyla doyurmaya çalışmasına diyet denir. çoğunlukla herkesin başına gelir.çok tuhaf şey şu diyet. kuruyup kalmak için daha çok sıvı tüketiyorsun, etten oluşan bedeninin en iyi eti yakabildiğini öğreniyorsun, koku alma duyun birden gelişiveriyor. bir de, şekersizsin ve yine de senden tatsız olmamanı bekliyorlar.
zaten durup durup kızıyorum maalesef ki. yağlı gıda yiyen insanlar sanki kocaman yağlı devler haline geldiler gözümde. ama üzgünüm çünkü elimde değil. çünkü ağzımda değil. çünkü brokoli, tamam mı? öte yandan afiyet olsun, ben bakmıyorum.
unutmadan söyleyeyim, koku duyumla doymaya çalıştığım da olmadı değil hani. tanrım, o kadar lezzetli kokuyor ki bazı şeyler adeta nefeslerim büyüdü.
ama en çok uykular önemli. işin en kötüsü, midenizle düşünmeye başlıyorsunuz bazen. uykum mu geldi, ben bir mideme danışayım?
küçücük porsiyonları büyütmeye çalışmak da kendi başına bir safsata. daha çok olsun diye koparmak çoğaltıyor, ama büyültmüyor ki; daha da küçültüyor? sağa sola çekmeyi de denedim, o zaman da o kadar incecikler ki ya kopuyor ya da dağılıyorlar. ben hiç incelmesem mi? kopmak ya da dağılmak istemiyorum.
ya da kayışlar da kopmasın. ben açım. öyleyse uyku lazım.
yağlı insan -.-
YanıtlaSilelimde değil çok özeniyorum *-*
YanıtlaSil